İslam ve Kumar

Kumar, tüm toplumlar ve tüm dinler için hiç kuşkusuz kötü bir alışkanlıktır. Bu alışkınlıktan kurtulmak için insanlar tedavi merkezlerine yatmakta ve çeşitli şekillerde iyileşmeye çalışmaktadır. Dinimizde de çok kötü bir alışkanlık olarak tanımlanan ve kesinlikle uzak durulması gerekilen kumar, hakkında çok az kişinin bilgi sahibi olduğu bir kavramdır. Televizyonlar ve medya tarafından bir eğlence şekli olarak gösterilen bu alışkanlık kesinlikle eğlenmek için başvurulacak bir yol değildir. Öncelikle bunun anlaşılması çok önemlidir. Karı kocanın arasını bozan, evlatları anne babalarına düşman eden, hak ve emekle kazanılan birikimlerin kaybedildiği çok kötü bir alışkanlıktır. Bir bağımlılık halini almadan önce muhakkak müdahale edilmesi gerekir. Bazen insanlar henüz vazgeçemeden ve kendilerini kurtaramadan bağımlılık boyutuna ulaşmış oluyorlar. Bu saatten sonra mutlaka profesyonel destek almak gerekmektedir. Bunun yanı sıra insanın kendi ailesine güvenmesi, en yakınındakilerin sözlerine kulak vermesi, tövbe ederek Allah’a sığınması da bu kötü alışkanlıklardan kurtulmasına yardımcı olacaktır.

Günümüzde bilgi çağı adı altında tamamen yozlaşmış ve korunmasız bir erişim söz konusudur. Özellikle çocuklarımızı bu kötü bilgilerden ve melek gibi gösterilmeye çalışılan şeytanlardan korumak çok önemlidir. Bunun için anne babalara olduğu kadar, eğitimcilere, din adamlarına ve yüksek mevkilerde bulunan insanlara çok iş düşmektedir. İnternet ve televizyon yüzünden sürekli olarak duyulan bahis, canlı maç izleme, kupon, kumar, deneme bonusu, blackjack, mobil bahis, bahis borsası, jackpot gibi kelimeler allanıp pullanarak sunulmaktadır. Yalnızca kumar ve iddaa ve bahis sitelerinde değil günlük hayatta kullanılan çoğu interneti sitesinde de reklam amaçlı olarak bu tür kavramların ve bahis sitelerinin isimleri geçmektedir. Bu da insnların gözünde bu kötü alışkanlığı temize çıkarmak, normal bir şeymiş gibi algılanmasını sağlamak için yapılan akıl oyunlarındandır. Bunlara kanmamak, sürekli olarak önlem almak, çocuklarımızı korumak ve bu kötü alışkanlıkla ilgili bilgi vererek uzak durmalarını sağlamak çok önemlidir.

Unutmamak gerekir ki, insan eksik ve zayıf yaratılmış bir varlıktır. Aklıyla, inancıyla ve bilinciyle tam olacaktır. Bu yüzden inancını sağlamlaştırmak, neyin iyi neyin kötü olduğunu bilmek ve buna göre davranmak çok önemlidir. Böyle davranan insan gerek kötü alışkanlıklar konusunda gerekse kendisini kandırmaya yönelik dış etkenler ve etkiler konusunda tetikte ve hazır olacaktır. Dış etkenlerden olabildiğince korunan ve inancı sağlam olan insanlar, ne kadar cazip gösterilmeye çalışılsa da bunlara kanmayacak ve yolundan sapmayacaktır. Yine de ters ve kötü bir durum yaşanması halinde farkına çabuk varmak ve bundan kurtulmak için çaba göstermek gerekir. İnsan her zaman yaptıklarının sonuçlarını düşünerek hareket etmeli ve ona göre de yolunu sağlamlaştırmalıdır.